birlilliputkul

http://twitter.com/birlilliputkul
http://www.formspring.me/birlilliputkul

Merhamet

O, geçmiş haksızlıklarının tamirini yeni bir haksızlıkta arardı. 

Lakin her defasında aldanırdı,bu mücadelelerin hiçbirinde ona hak verecek bir ruha tesadüf etmemişti. İstiyordu ki herkes ona acısın. Evet, kendisine acınılmasını istiyordu, onun merhamete ihtiyacı vardı. Ta kalbinde birşey ona kendisini çekerek saçlarını gözyaşlarıyla ıslatacak sevecen bir kalp aratıyordu. Biliyordu ki o, gözyaşları, o derin bir rahmet kalbinden saçlarına akacak sıcak yaşlar, kalbininin, biçare yaralı kalbinin yaralarını yıkayacak, zehirlerini temizleyecek ve yalnız o vakit işte kendisini mahveden bu müthiş, bu ciğerlerini kavuran ateşten iyileşecek.

Bu kalp kimin kalbi olabilirdi? Bütün etrafındakilerin kalpleri ondan uzaklaşmıştı; hiç, hiçbir müşfik kalp görmüyordu ki o şifa verecek gözyaşlarını serpmeye muktedir olabilsin, şimdi artık hepsiyle yabancılaşmıştı, hepsiyle

Zihninde acı bir hüsran nidası şeklinde bu kelimeyi tekrar ederken, bu feryadı yalnızlığının matemine bir ıstırap iniltisi hükmünde atarken kendisini o kadar terk edilmiş, o kadar yalnız gördü ki hemen ölmek istedi!

Sonra dışarda kışın siyah günleri penceresinden ona dalga dalga ölüm karanlıkları dökerken birden üşürdü. Ölmek! Kim bilir, bu ne güzel bir şeydi! Fakat ne korkunç bir şey… Asıl korkunçluğunda bir güzellik buluyordu. Siyah bir çukur, o, büsbütün beyazlaşmış çehresiyle sarı saçlarının arasında, beyaz, kar kadar beyaz kefenler içinde yatıyor ve ta yukarıda, o toprakların üstüne siyah bir semadan yavaş yavaş, bu genç kız mezarını okşar gibi yağmurlar dökülüyor; işte o şifa veren gözyaşları! … Mademki bu hayatta sarı saçlarını onlarla ıslatacak bir kerem kalbi yoktu, bu gözyaşlarını matemiyle ağır ağır, yavaş yavaş, gözyaşlarını serperken mezarında, ruhuyla bunları içecekti, bu ölmüş genç kızın renksiz dudakları mesut bir tebessümle tazelik bulacaktı.

Ultralite Powered by Tumblr | Designed by:Doinwork